| Giriş Yap | |
Fotoğraf Galerisi |
Video Galerisi |
Yeni albümü olan M.S. 05 03 2010 ile Gripin Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu.Söyleşide canlı olarak albümlerindeki ‘Durma yağmur durma’ yı seslendirerek öğrencilerle eğlenceli vakit geçirdiler. Söyleşinin ardından sorularımızı yanıtlayan Gripin, hem lise hem de üniversite hayatları hakkında ilginç ve bir o kadar komik anılarını bizimle paylaştı.
Kısaca Gripin’in üyelerini tanıyalım. Birol Namoğlu (vokal).Murat Başdoğan(gitar).İlker Baliç (davul). Arda İnceoğlu (klavye, altyapılar). Kariyerine coverlanan şarkılarla başlayan Gripin, çeşitli barlarda sahne alarak geniş bir hayran kitlesine sahip oldu. 2004 yılında ‘Hikayeler anlatıldı’ ilk albümleri piyasaya çıktı. Ardından yine aynı albüm olan ‘Hikayeler anlatıldı 2’ piyasaya çıktı. 2007 de ise ‘Gripin’ albümünü yaptılar. Hiç kuşkusuz Gripin’in yaptığı coverlar dışında albümlerindeki düetler de dikkat çekiciydi. Vega’nın solisti Deniz Özbey, Manga’nın solisti Ferman Akgül, Pamela Spence ve Emre Aydın ile albümlerindeki çeşitli parçalarda düet yaptılar.
Söyleşinin ardından ilk soru olarak söyleşinin nasıl geçtiği konusunda yorumlarını almak istedik.
Birol: Atlatmış. Albümün yeni çıkışı dolayısıyla yoğun günler geçiriyoruz.
Birol’un cevabına grup üyelerinin geri kalanı da aynı cevabı verince, doğal olarak gelen soru aynı düşünüp konuşuyorsunuz oldu.
İlker: Genel olarak aynı şeyleri ddüşünüyoruz. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Bizim ayrı düşündüğümüz günler çok azdır.
Bizlere öğrencilik hayatınızdan kısaca bahseder misiniz? Yaramaz mı, uslu mu, çalışkan mı tembel mi? Kendinizi bu şekilde tarif etseydiniz hangisi olurdunuz?
Anıl: Ben kendi adıma hala bir üniversite öğrencisi olarak nasıl mezun olacağımı düşünüyorum. Benim lise hayatımda resim hocasıyla aram çok kötüydü. Resimden nefret ederdim. Hocada gerçi beni sevmezdi. Bir gün resim dersinde arkadaşla konuşurken kadın bana tebeşir attı. Hocaya baktım ne oldu hocam der gibi. Eliyle bana işaret etti. Tebeşiri ister gibiydi. Bende tebeşiri atıp kendisine fırlattım alın hocam der gibi. Tebeşiri atmamla suratına geldi. Tabi olan oldu. Annem çağırıldı. Müdürle konuşuldu. Yine 5.sınıftayım. italyanca dersi alıyorum. Yine dersi de hocayı da sevmiyordum. Bu yüzden sürekli yaramazlık yaparak dersten kendimi attırıyordum. Artık hocada anlamış olacak ki derse girer girmez sen çıkabilirsin rahat ol diyordu.
Murat: Benim dersaneden bir anım var. Uğur Dersanelerine gidiyordum. Ben biraz yaramaz mı desem nasıl desem ama kesinlikle rahatsız bir kişiliktim. Dersaneden yine bir kız arkadaşım vardı. Rahatsızlığı onunla birlikte yapıyordum. Masamda şişe vardı ve elimde şişeyle oynarken aniden arkadaşın kafasına ordanda hocanın masasına uçtu. Hocanın aniden bunu kim yaptı demesiyle panik olmuştum. Üniversite hayatımda çok fazla bu rahatsız kişiliğimi sergilemedim. Mimar Sinan’da okuldum. Derslerimiz proje bazlıydı. O kadar. Anlaşılan benden çıkacak çok hikaye yokmuş. (gülüşmeler)
İlker: Bende yaramazlığın ötesinde rahatsız biriydim. Ben üniversite hayatımda çok fazla okula gitmedim. Ama liseden kalmış çok fazla anım var. Mesela öğle arasında yemek yememize 15 dakika kala öyle şeyler yapardım ki kendimi sınıftan attırırdım.lise kurallarına bile aykırı davranıyordum. Örneğin bıyık bırakmıştım ki o yaşlarda bilirsiniz bıyıklar yeni yeni terler. Yani Arna’nın şimdiki bıyığı. (gülüşmeler) Yine dersleri astığım bir gün, hoşlandığım bir kız vardı. Atılma saatimi onun boş zamanına denk getiriyordum. Kantinde kız arkadaşımı bekliyorum. Karşıdan biri geliyor. Gelen okul müdürü. Acayip despot biriydi. Beni bu bıyıkla görse kesinlikle disiplin suçu alırdım. Yanıma geldi baktı. ‘Vay bıyık yakışmış’ dedi. O anda okul müdürü tarafından da tescillenmiş oldum.
Son olarak soruyu yanıtlayacak olan Birol’un aslında eğitim hayatında çok başarılı olduğunu öğreniyoruz. Grup elemanları o cevap vermeden önce Birol taktirlik teşekkürlük öğrenciydi diyorlar.
Birol: Kendi adıma konuşmak gerekirse arkadaşlarım gibi rahatsızlıklarım yoktu. Ben değilde, benim okulum rahatsızdı. Benim okulum sınıfların yandığı, dolapların aşağı atıldığı bir okuldu. Enteresan bir okuldu. Tarabya Kemal Atatürk Lisesinde okudum. Asi insanlar çoktu o dönemde. Ben altı taktir beş teşekkürle o okuldan mezun oldum. Liseden başarılı bir şekilde mezun oldum ama üniversiteyi yedi yılda bitirmek sevmediğin bir bölümde okumanın getirdiği sonuçlar arasında yer alıyor. Yüksek lisansı çok kolay bitirdim. İnsan istediği ve sevdiği bir bölümde okumalı diyorum.
Arda: Ben hala üniversite 3.sınıftayım. Zar zor geçtim. Ama bitirir miyim bilmiyorum. Sanırım onur ödülü alabilirim. 40 yaşında hala üniversite öğrencisi olarak. (gülüşmeler)
Hayatınıza müzik yaşamı girmeden önce kariyerinizi ne yönde planlamıştınız?
Birol: Benim dönemimde bölüm seçimleri vardı. Hepsine rahat girebilme gibi bir rahatlığım vardı. Notlarım gayet iyiydi. O zamanlarda garantör meslek olarak bir alanda değil çeşitli alanlarda seçim yapıyorduk. Ama şu an ki aklım olsa Murat gibi İç Mimar olmak isterdim. Müzik ile iz bırakıyorsunuz ve insan hayatına etki ediyorsunuz. Bunu yapabileceğimiz mesleklerden birini yapmaya çalışırdım. Bu da mimarlık olurdu. Yaptığımız işten çok çok mutluyum. Çünkü sevdiğimiz işi yapıyoruz. Bir de biz yetmiş milyonda yetmiş kişinin yaptığı işi yapıyoruz.
Son olarak albüm adı neden M.S. 05 03 2010 oldu? Genel anlamda çıkış tarihi olarak adlandırılabilir ama farklı bir anlamı var mı?
Birol:Grup olarak çok ciddi değişiklikler yaşadık. Aynı dönemde askere gittik. Biz çok gidişata dokunmayan adamlar olarak köklü değişiklikler yaşadık. Bunun içinde grup içindeki değişiklikler ve GRGDN (müzik yapımcılığı)önemli unsurdur. Bizde bu albümü bizim için milat olarak kabul ettik.
Kısa ve öz olarak Gripin ile lise ve üniversite yaşamları hakkında bilgi aldık. Grup içindeki tek tezat ama doğru olan öğrenci profili Birol(vokal) olsa da onlar arkadaşlıklarından da öte müzikleriyle aynı dili konuşuyorlar. Röportaj başında anılarından bahsetmelerini istediğimde biri başlarken diğeri şunu anlat çok komikti diyerek konunun canlılığını arttırdı.Burada cevapları kişi isimlerine göre ayrısamda aslında her cümlede hepsinin bir kelimesi var. Sıcakkanlı olarak nitelendireceğim bir grup Gripin. Umarız 'Milatları' olan bu albüm başarılarına başarılar katar.
Özlem Aydemir |
| Etiketler: gripin, bahçeşehir, albüm |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||